Marteniçka I Bir Bahar Ritüeli

Göçmen bir kuş gibi yetmiş yedi yılının soğuk bir kış günü lokomotif seslerinin eşliğinde beş yaşında geldim Türkiye’ye. Bir göçmen kızı olarak Bulgaristan’daki çocukluk yıllarımda hatıralarıma yer etmiş ve beni her zaman heyecanlandırmış olan bir geleneği paylaşmak istiyorum: Marteniçka.

Bir bahar seremonisi: “Marta Nine”

1 Mart günü, Bulgaristan’da baharın gelişini kutlamak için “Marta Nine” denilen etkinlikler başlar. 1 Mart, doğada yeni bir döngünün başlangıcı ve kışa veda olarak kabul edilir. Bu bahar seremonisine adını veren “Marta Nine” ise mistik bir karakterdir. Yeni başlayan tarım yılının bolluk ve bereket içinde geçmesi için ondan dilekler dilenir. İnsanlar birbirlerine kutlama kartpostalları gönderirler ve marteniçka denilen takıları hediye ederler. Tıpkı bir bayram heyacanıyla hazırlanan kartpostallar, içine sığdırılmış sağlık ve sevgi temennileriyle gönderilir eşe dosta.

Marteniçka nedir? I Kırmızı-beyaz renkleriyle baharın gelişinin sembolü

Marteniçka, baharın gelişinin habercisi, doğanın uyanışının sembolüdür. Bu uyanışın coşkusu kırmızı-beyaz renklerde hayat bulur. Özel olarak seçilmiş bu iki renge yüklenen manalar var tabi ki. Beyaz evrensel olarak temizliğin, saflığın, sevincin temsilcisi olup Bulgar adetlerinde ayrıca güzellik sembolüdür. Kırmızı hayat, sevgi, sıhhat anlamlarıyla beraber canlılığın, doğurganlığın, yürekli olmanın, başarının da sembolüdür. Kırmızının canlılığı ve enerjisi her şeye hayat verir. Beyaz kışa veda ederken kırmızı ilkbaharın habercisidir. Kırmızı ve beyaz renge bazen yeşil de arkadaşlık eder.

Hakkında birçok efsane olmakla birlikte Marteniçka bir aşk masalında şöyle geçiyor: “Kralın esir düşen oğlu sevdiceğine haber göndermek için beyaz bir ipi kırlangıcın ayağına bağlayarak uçurur. Ne yazık ki düşmanlarca vurulan kırlangıç, yara alır. Beyaz ipin bir kısmını yarasından sızan kanlar kırmızı renge boyar. İnsanlar böylece kırmızı ve beyaz süsleri sevdiklerine hediye eder olmuşlar.”

Bazı kaynaklarda, Bulgaristan’da Türklerin yaşadığı bazı bölgelerde kadınların, koyunların yapağılarını eğirerek marteniçka yaptıkları yer almaktadır. Çocukların kollarına marteniçkalar (bileklikler)  takılırken şu sözler söylenir:

“Mart mart martlasın!

Mart çuvacığı yakmasın!

Ayağına dikenler batmasın!

Yılanlardan korkmasın!

Kuşlardan ürkmesin!

Mart mart martlasın!”

Marteniçka ritüeli

Marteniçkalar, sağlık ve güç temennisiyle büyük küçük demeden herkese hediye edilir. Bazen bilekleri bazen yakaları süsleyen bu takılar; aile, dost ve arkadaşlar arasında görülmez iplerle örülmüş özel bir bağ oluşturur. Hatta uzaklarda yaşayan sevdiklere postayla bile gönderilir. Bolluk ve bereket için evlerin kapılarına, ev hayvanlarına ve meyve ağaçlarına da asılır. Marteniçkaların sıkıntı ve kayıpların verdiği acıyı geride bıraktırdığına, şanssızlık ve hastalıklardan koruduğuna inanılır.

 

Marteniçkanın el emeği ile yapılması önemlidir. Kırmızı-beyaz yün veya orlon ipliklerden püskül, ponpon,  bileklik ya da küçük kuklalar yapılır. Küçük boncukların iğne ile işlenmesiyle yapılan bileklik ve süsler de vardır. Kimin için ve hangi dileklerle yapılıyorsa el emeğini veren kişi adeta tutulan dileği ilmek ilmek işler, dokur, marteniçkaya.

Bileğe takılan marteniçka leylek, kırlangıç ya da bir turna kuşu havada ilk görüldüğünde bir dilek dilenerek çıkarılır ve çiçek açmış meyve ağacına bağlanır. Dilek gerçekleştikten sonra ağaçtan alınır.  Marteniçka, bazen iri bir taşın altına konur. Belli bir süre geçtikten sonra taşın altı kontrol edilir. Çokça karınca varsa küçükbaş hayvanların, iri böcekler varsa büyükbaş hayvanların bereketli olacağının işaretidir. Kötülüklerin suyla akıp gideceğine inanılarak suya da atılmaktadır.

Sağlık, bolluk, bereket ve şans üzerinize olsun. Herkese mutlu baharlar!

One Reply to “Marteniçka I Bir Bahar Ritüeli”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir