Olumlu Kanser Hikayeleri | Benim Hikayem – 1

Meme kanserinden korkma! Geç kalmaktan kork!

Önünüzdeki yolu o yoldan geçenlere sorun. (Çin atasözü)

Kadın kanserleri arasında en sık görülen meme kanseri benim hayatımdan da geçti (İnşallah bir daha gelmemek üzere geçti gitti). Kanserle mücadelem sırasında yaşadıklarımı, öğrendiklerimi, tedavi sürecimi, o dönemde tanıştığım bana iyi gelen şeyleri paylaşmak için uzun zamandan beri yazmak istiyordum fakat bir türlü zaman yaratamıyordum. Nihayet o gün geldi. Amacım benim gibi bu durumu yaşayan hastalara küçük de olsa ışık olmak.

İnsan doğası gereği acı, hastalık ve ölümü hep başkasına yakıştırıyor. Hiç ona sıra gelmeyecekmiş gibi düşünüyor. O güne kadar, tanı aldığım gün, kanser; başka insanların yaşadığına şahit olduğum ya da duyduğum, bana ölümü çağrıştıran soğuk bir hastalık olmuştu.

Tanı aldığımda ise “Her kadının başına gelebilir, artık grip gibi arttı” diyenler oldu. “Vah, tüh çok gençsin!” diye yorum yapanlar, hatta telefonla arayıp “Seni çok severdim” diyenler (iyi niyet tabi ki ama maalesef fark etmeden inceden beni kırıyordu.)

Evet görülme sıklığı artmış olabilir ama grip gibi ifadesi nedense beni hep rahatsız etmişti. “Yani o kadar da değil” diyesim gelmişti cevap olarak. Çünkü yaşanan tedavi süreci hiç de kolay değildi. Bilinmesi gereken en önemli şey: Zorlu ama geçici bir süreç olduğu. Buna kendimi ikna ettiğimde hastalığı kabullenmem de daha kolay oldu.

Kanserle yaşamayı öğrenirken birçok karmaşık duygu yaşadım. Duygularımın saatten saate, hatta dakikadan dakikaya değiştiği de oldu. Öfke, korku, üzüntü, suçluluk, yalnızlık… Hastalığım ve tedavi sürecim hakkında bilgi sahibi olmam korkuyla başa çıkabilmemi kolaylaştırdı. Ama en önemlisi umudumu hiç kaybetmeden yoluma devam ettim. Sonunda öğrendim ki meme kanseri olmak dünyanın sonu değilmiş. Benim için mücadele ruhumu ortaya çıkaran, bir sonun başlangıcı olan yeni bir dönem oldu. Zorlukların insanı böylesine güçlendireceğini ve kendini tanımasına sebep olacağını tahmin edemezdim.

Bu arada belirtmeliyim ki ben de bir sağlık çalışanıyım. Meslek hayatım boyunca kanser de dahil olmak üzere çeşitli konularda eğitimci olarak görev aldım. Konu hakkında bilgi sahibi, konunun içinden biriyim aslında. Ama söz konusu kendisi olunca belirtileri görmezden geliyor insan. Sanki basireti bağlanıyor.

Ağrılı bir kitleyi ilk fark ettiğimde önce önemsemedim. Çoğu meme kanseri kitlesinin ağrısız olduğunu düşünerek, durumu yok saydım, ağrının hormonal olduğunu düşündüm. Aslında gerçeklerden kaçtım. Sizin de bu yanılgıya düşmenizi istemem. Belirtileri dikkate alıp erken evrelerde meme kanseri yakalanabilirse hem tedavi başarısı hem de yaşam kalitesi artmakta. Benim de en büyük şansım erken dönemde kitleyi fark etmek olmuştu.

“Yarınki şafağın ne getireceğini kimse bilemez” (Afrika Atasözü)

“Bana bir şey olmaz” diye düşünüp lütfen yapılması gerekenleri atlamayın, geciktirmeyin. Meme kanseri belirtileri konusunda uyanık olmak için bilgi sahibi olmak ve her ay düzenli kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yapmak erken teşhisi kolaylaştırıyor. 20 yaş üzeri her kadın her ay kolaylıkla evde kendi meme muayenesini yapabilir. Ben de kitlemi düzenli yaptığım muayeneler sırasında yakaladım. Eğer meme muayenesini nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız ücretsiz bilgi ve danışmanlık hizmeti için Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM)ne başvurmanızı öneririm.

Önce muayene için ayna karşısına geçilerek her iki memenin görüntüsünün simetrik olup olmadığı, meme başı ve derisinde çökme veya çekilme, deride kızarıklık ve ödem (şişlik) varlığı, meme derisi veya meme başındaki çekilme veya renk değişikliğini, asimetrik görünüm olup olmadığını değerlendirmeli. Ardından elle muayenesine geçilir. Bilmemiz gereken en önemli konu, kanser şüphesi uyandıran kitlelerin diğer meme dokusundan daha sert yapıda (ceviz sertliğinde), sınırları net ayırt edilemeyen, hareketi kısıtlı ve çoğunlukla ağrısız ve büyüyen kitle olması. Ancak nadiren de olsa ağrı görülebiliyor. Muayenede olağan dışı bir durum veya bir kitle fark ederseniz zaman kaybetmeden mutlaka genel cerrahi uzmanına başvurmalısınız.

Ben de kitleyi fark ettiğimde önce genel cerrahi uzmanına başvurdum. Klinik muayene yapıldıktan sonra mammografi ve ultrason çekilerek sonuçları değerlendirildi ve kesin tanı için biyopsi önerildi.

Bazen meme kanseri ileri dönemlere gelene kadar belirti vermeyebiliyor. Bunun için uzman hekim tarafından düzenli klinik muayene yapılması ve düzenli mammografi çektirilmesi ayrıca önem kazanmakta. 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir mamografi çektirmesi ve klinik muayene yaptırması önerilmekte. Peki nasıl? sorusu da aklımızı kurcalıyor olabilir. Malum hayattaki maddi nedenlerden dolayı bazen sağlığımızı geçiştiriyoruz.

Kanser taramaları kapsamında mammografi çekimi de Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) nde ücretsiz yapılmakta. Yaşınız 40-69 yaş arası ise şimdi kendinize bir iyilik yapın: Hemen bu merkezlerden birini arayıp mammografi çekimi için randevuzu alın, sağlığınız için bir adım atın!

 “Kanser değil biz güçlüyüz” diyerek yazımın ilk bölümünü tamamlamak istiyorum. Yazımın bir sonraki bölümü olan “tanı ve kabullenme süreci” nde tekrar buluşmak üzere. Sağlıkla kalın.

2 Replies to “Olumlu Kanser Hikayeleri | Benim Hikayem – 1

  1. Canım arkadaşım yazdığın her satır, her cümle, her kelime o kadar etkileyici ki… Yüreğine sağlık. Tüm yazılarını keyifle takip edeceğim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir